Menopoz dönemine Ayurvedik yaklaşım

Kadınların yumurtlama döneminin sonuna gelmesi menopoz olarak biliniyor. Bu dönem ön menopoz, menopoz ortası, sonu ve sonrası olarak 4 gruba ayrılabilir ve bu hormonal değişim toplam 10 yıla yakın bir süre içinde olagelir. Yani reglim kesildi menopozdayım, 1 yıl sonra artık adet görmüyorum menopoz bitti diye bir durum söz konusu değildir. Bu dönem 30 yaşlarında dahi başlayabilir, ama daha erken menopoza girmiş kadınlar da var ne yazık ki. Kuzey yarım kürede yapılan araştırmalar sonucu Journal of Women’s Health Care regl döneminin başlangıcını 13.5 yaş ve bitişini ise 49.2 yaş olarak vermiş. Bu yaklaşık sayı elbette kişiden kişiye, yaşanan coğrafi bölgelerin farkına, çevre ve tarım kirliliğinin ne derece olduğuna, eğitim ve hayat biçimine, sosyo ekonomik durumlara göre değişiklik gösteriyor. Bu yazıda menopoz’un değerlendirmesini değil daha çok Ayurvedik olarak nasıl hazırlık yapabiliriz ve nasıl hayatımızı kolaylaştırabiliriz adına bir kaç bilgi ve öneri sunmak istiyorum.

Ayurveda menopozu patoloji olarak görmez, Batıda yaratılan cinsellikten sıyırtılmış ‘yaşlı teyze’ damgasını vurmaz, hatta menopoz ve sonrasına Altın dönem adını takarak bize bir hediye sunar.

Ayurveda belirli yaşlarda belirli Dosha’ların baskın olduğunu söyler:

Kapha dönemi 0-16 yaş arası

Pitta dönemi 14-18 yaş arası başlayıp 16- 60 arası devam eder

Vata dönemi 50-60 arası başlayıp 100 yaşına kadar devam eder, bu yıllara altın dönem adı verilir.

Ayurveda menopoz döneminin 50 yaşlarında başlayacağını söyler ve dişil enerji bu dönemde Vata Dosha’nın hakimiyeti altına girer. Nasılmı? Bir kaç örnek vereyim: unutkanlık, kaygı bozuklukları, uykusuzluk, depresyon, halsizlik, baş ağrısı, yaratıcılık, başını alıp gitme istekleri. Yani ‘anahtarımı şuraya koymuştum şimdi bulamıyorum’ ya da ‘yorgunluktan parmağımı kaldıramıyorum’ bir Vata Dosha bozukluğudur ve de çaresi vardır ama yazının devamını okumanız gerekiyor.

Menopoz döneminin en şikayet edilen yanlarından biri kilo alma ve bedende kalınlaşma olması. Eğer sürekli bilgisayar önünde ve oturarak yapılan bir işiniz varsa hem Vata hem de Kapha doshayı kışkırtıyorsunuz demektir ve de beklediğinizden daha çok kilo alabilirsiniz. Kilo alma nedeni genellikle değişen bedenin verdiği sinyalleri tanıyamadığınız için olur. Yaşadığımız hayat bizi bedenimizden o kadar uzaklaştırıyor ki bedenin verdiği işaretleri hiçe saymak neredeyse doğal. Şişmanlamak, aşırı kilo alarak bedenimizin doğal şeklinden çıkmasını izlemek hiç hoş değil, ama kilo almayabiliriz; bilinçli ayurvedik beslenme ile bunun önüne geçilebilir ancak kalınlaşma olacak! İstediğiniz kadar yoga yapın, spor, koşu, yüzme yapın o kalınlaşma oluyor- barışın çünkü bu bedeninizin menopoz döneminde rahat etmeniz için size sunduğu östrojen rezervinden dolayı oluyor. Kilo almayın ama hafif kalınlaşma, kırışık belirtileri bu yaşlarda daha göze görünür hale geliyor. Ayurvedik beslenme ve cilt bakımı ile bunları da azaltabilirsiniz.

Sıcak basmaları, gece terlemeleri menopoz döneminin istenmeyen yan etkilerinden biri daha. Ayurvedik olarak bakınca Vata Dosha dönemine girerken bedende var olan Pitta hakimiyeti altında olan organlar buna karşı çıkıyorlar; Endokrin sisteminizde ve bedeninizde direniş var yani! Bu direnişin sonucu geceleri terleme ve/veya uykusuzluk, anksiyete bozuklukları bedeninizi ve sizi daha da yıpratabilir. Sıcak basmaları ve terlemeler bedeninizde ki toksin orantısı ile bağlantılı. Yaşadığınız hayat ne kadar toksik ise sıcak basmaları o denli sert olabiliyor. Deneyin; 1 hafta içki- kızartma- karman çorman yiyecekler yiyin ve kendinizi yargılamadan gözlemleyin, sonra aşağıda sunacağım alternatifler ile beslenin ve bakın sıcak basmaları nasıl oluyor- sonra kararı kendiniz verirsiniz.

Bu dönem dişil enerjinin bilgelik dönemidir- korkulacak ya da rededdilecek bir dönem değildir. Fiziksel sorunlara formül bulduğunuz, beden- zihin- ruh üçlemini bir olarak görüp hepsini beslediğiniz zaman menopoz döneminin ne kadar değerli ve enerjik bir dönem olduğunu görebilir ve aldığınız her nefese şükredebilirsiniz.

Sorunlara sırası ile değineceğim: Vata Dosha bedeni hakimiyeti altına almak istiyorsa hiç tartışmayın bence- bu olacak! Ya onunla kavga eder kendinizi hasta edersiniz ya da elinden tutar kendisine destek vererek bedeninizi yumuşakça emanet edersiniz. Öncelikle Vata Dosha’yı dengelemek için yapılması gerekenler:

Meditasyon yapmıyorsanız, hayatta yapmam diyorsanız, inanın şimdi tam zamanı; O maymun zihin menopoz döneminde atlamadığı dal bırakmayacak, kırmadığı pot kalmayacak, geçmiş önünüze tüm temizlenmemiş kirleri ile geri gelecek, duygular yüreğinizde ve zihninizde çıngar çıkaracak, etrafınızdakiler değil ama zihniniz sizi paranoyaya itecek, uykusuzluk peşinizi bırakmayacak, uyku uyumayınca yemek yiyeceksiniz, kabus, terleme... ama cidden işte bu Vata Dosha, sizi ele geçirmeye çalışıyor ve destek istiyor. Meditasyon ve nefes sizi var olduğunuz an’a, nefese döndürerek zihninize destek verecektir- etkisini hafife almayın! Menopoz başlamadan meditasyona başlayın. Bunun için Meditasyon uygulamasını telefonunuza indirebilir (https://meditasyon.co/) istediğiniz saat ve yerde kendinize 10 dk ayırabilirsiniz, ayırmalısınız!

Metabolizmanız değişiyor- artık Pitta dönemi geride kalıyor, yani her zaman her istediğinizi yiyemezsiniz, içemezsiniz! Zihninizin değil bedeninizin ne istediğini öğrenin. Bu dönemde bedeninizin çok ciddi desteğe ihtiyacı var; yoga, pilates, yüzme, bale, dans... gibi bedeniniz ile barışabileceğiniz ve onu tanıyabileceğiniz etkinliklere girin. Zihniniz ise zaten Vata Dosha etkisi altında bazen sisli, bazen karanlık, bazen uçucu... hemen ilaca koşmayın, onun yerine yeni bir dil öğrenin, yapmadığınız ve hatta yapamayacağınızı düşündüğünüz şeylerin üzerine gidin. Menopoz döneminde kalınlaşan sadece belimiz değil beynimizin ön korteksi de kalınlaşıyor onu beslemek için yeni yerler görmek, yeni şeyler yapmak, yeni deneyimler yaşamak çok önemli. Zaten bu dönemde bedenimizde var olan değişimler günlük oluyor, hani regl döneminde şişkinlik olurdu ya onlar bu dönemde günlük değişimlerle karşınıza çıkıyor eğer kendinizi meşgul etmezseniz göbek deliğinize bakarak bir kaç yıl geçecek.

Yemek saatleriniz düzenli olsun; tam ve işlem görmemiş besinler yemeye gayret edin. Tam besinler sizi tok tutacak, kan şekerinizi düzenleyecek ve sizi besleyecek olan besinlerdir. Profiterol sizi besleyecek bir besin değildir mesela! Asla ama asla şeker yemeyin. Yedikleriniz düşük proteinli ve bol lifli olmalı. Protein böbreklerinize zarar verir, bağırsaklarınızı kilitler ve menopoz döneminde size hastalık çıkarır. Hadi Ayurveda’ya inanmıyorsunuz diyelim o zaman size Amerikalı Doktor Micheal Greger’ın ‘How Not To Die’ kitabından bir bölüm aktarayım: ‘Hayvan proteini yemek insanların böbrek fonksiyonlarını hiper filtrasyon adında bir sürece sokuyor. Zaman zaman böbreklerin hiper filtrasyona girmeleri beklenebilir ama her gün hayvan proteinine maruz kalan bedenimizde böbrekler sürekli bu hiper filtrasyona girince o zaman böbrek yaşlanınca asıl fonksiyonunu yitiriyor. Örneğin balık yedikten sonra böbrekler %36 daha fazla çalışıyor ama aynı proteini tofu’dan alınca böbreklerde hiç bir değişiklik olmuyor. Bunun nedeni hayvan proteinin sürekli enflamasyon (yangı) halinde olduğu söyleniyor’. Ancak Ayurveda binlerce yıldır hayvan proteinin böbreklere zarar verdiğini söylüyor.

Şimdi söyleyeceğim şey radikal gelecektir size ama önemli. Vegan olun! Kadın çıldırdı diyorsunuz değilmi? Hemen açıklayayım: bu yaşlarda iştah artıyor, metabolizma yavaşlıyor. Sonucu oldukça açık: aşırı şişmanlama, kemiklere yük, kolesterol, hiper tansiyon, göz tansiyonu, meme kanseri gibi istenmedik bir sürü başka hastalıklar ziyaret etmeye başlıyor. ‘Bu yaşta artık bunlar olacak diye bir şey yok’. Bir de lütfen artık ‘bu yaşta..., bu yaştan sonra...’ terimlerini sözcük dağarcığından çıkarın. Menopoz döneminde yaşadığınız her kötü yan etkinin altında toksinler yatıyor. Anlatayım:

Bir hücrenin günlük işleri biyokimyasal reaksiyonlarla (Pitta fonksiyonu) hücrenin içinde oluşuyor. Hücrenin içi Kapha Dosha tarafından yönetiliyor. Hücrenin faaliyetleri, hızı ve yavaşlaması Vata Dosha kontrolü altında. Vata bu işi mucizevi bir kordinasyola gerçekleştiriyor ve enzimlerin yol aldığı metabolik yolda ( ki bu yol Pitta kontrolü altında) organize oluyor. Bakın aynen çizgi film gibi anlattım! Şimdi, eğer hücreleriniz Ama (toksin) doluysa Vata koordinasyonunu yavaşlatıyor, biyo kimyasal reaksiyonlar yarım kalıyor- hücre değişime uğruyor ve toksin atamadan hayatına devam etmeye çalışıyor ve ölüyor. Toksin bedenimize nereden geliyor: soluduğumuz hava, yediğimiz yiyecekler, toksik ilişkiler hep bedenimizde birikiyor. Soluduğumuz hava için yapacak çok şey olmayabilir ama yiyeceklerden toksin almamak için hangi şartlarda ve hangi hastalıklarla öldürülmüş olduğunu bilmediğimiz hayvanların cesetlerini kızartarak, alüminyum folyolarda pişirerek, közleyerek yersek bunun bedenimize katkısı sadece toksindir. Hayvan ürünlerine: süte, yoğurda, kefire, peynire artık ihtiyacınız yok çünkü bedeniniz bunlarla şu anda baş edecek bir sisteme sahip değil- hazmedemediğiniz her şey bedeninize toksin olarak geri dönüyor. Bunu bir aktivist gibi söylemiyorum, sağlığınız için, menopoz sonrası hayatınızı kolaylaştırmak için söylüyorum.

Yapılan araştırmalar vegan kişilerin menopoz’un yan ürünü osteoperoz (kemik incelmesi) hastalığından %25 daha az etkilendiğini söylüyor. Nedenmi? Çünkü kemiklerinizde ki kalsiyumu emen tek bir şey var: hayvansal protein! Minik bir araştırma yapmanız bile Batı dünyasında osteoporoz’un hayvan proteini almak ile direkt ilişkisi olduğunu size sunabilecek bir dolu klinik yazı karşınıza çıkacaktır. Et, süt, sigara, şeker, alkol ve gazlı içecekleri hayatınızdan çıkardığınız an kemik erimesi ya azalıyor ya da duruyor.

Kişisel minik bir şey anlatacağım: 30 yıldır vejetaryen ve zaman zaman da veganım. Hamileliğim boyunca vegan, cildimin hastalıkları yüzünden uzun zaman, şimdi yine veganım. En son kan testimi doktor önüme attı ve ‘fazla iyi’ dedi gülerek- 35 yaş kanı bu dedi. Hayatımda aldığım en güzel iltifatlardan biri workshop sırasında yaşımı söyleyince katılanlardan birsinin yanında ki arkadaşına ‘yalan söylüyor’demesi idi (bunu o kadar çok seviyorum ki daha önce söylemiş olabilirim). 40 yaşından beri hormonlarımı dengeleyerek kendimi Ayurveda ile iyileştirdim ve evet anti- aging etkisi var.

Vegan, tam tahıllı, bol sebzeli ve az proteinli beslenme şu anda kendinize yapacağınız en büyük iyiliktir. Menopoz sonrası göğüs kanseri oranları yüksek ve Yale üniversitesinde yapılan yeni araştırmalara göre bunun yeterince lif almayan kadınlarda daha sık görüldüğü gözlemleniyor. Aynı araştırmaya göre yüksek lifli besin tüketen kadınların meme kanserine yakalanmalarının %85 azaldığını gözlemlemişler. Yani akşam yemeğinde şişmanlamamak için yediğiniz pirzola/ tavuk/ omlet / yoğurt sizi hastalığa davet ediyor olabilir.

Neler yemelisiniz? Dosha’nızı öğrendikten sonra ona göre beslenmeniz, hastalığa yatkın olan Dosha’yı bulduktan sonra ona göre bir beslenme ve bitkisel ilaç programı altına girmelisiniz. Hormonlarınız sizi deli edebilecek güçte olduğuna göre sizin onları tanımanız ve kontrol altına almanız önemli. Aşağıda ki liste hormonları dengeleyecek yiyecekler içeriyor.

Her gün: en az 2 meyve tüketmeli (eğer Vata Dosha iseniz bunu haftada 1 e indirebilrisiniz), en az 1 öğün tam tahıl (esmer pirinç, bulgur, kara buğday, siyez bulguru) ve yanında bir baklagil (fasulye, mercimek) ve bir kaç sebze tüketmelisiniz ve bunu öğlen yemeğinde yapmalısınız çünkü akşamları metabolizma daha da yavaşlayacaktır. Akşamları sadece çorba (sebze, mercimek vs) tüketmeli, uzun ve rakılı akşam yemekleri yerine dans, sinema, arkadaşlarla okuma grupları, bilgi içeren gezi programları gibi aktif olabileceğiniz şeylerle uğraşmalısınız. Unutmayın iştah var ancak metabolizma yavaş! İştahınızı değil karnınızı doyurun, beyninizi besleyin.

Ufak birer örnek menü önerisi- sadece fikir versin diye yazıyorum, Doshanıza göre kendiniz ayarlama yapabilirsiniz.

Kapha Dosha: sabah 06.30-07.00 arası sadece 1 bardak ılık su, kahvaltı yok (çok aç hissederse o zaman 1 greyfurt), meditasyon ve yürüyüş/ yoga vs. Öğlen yemeği 12.30- 13.00 arası ve tam tahıl (esmer bulgur, siyez...) kereviz, mercimek köfte, az roka salatası. Akşam yemeği en geç 18.00 de çorba- eğer acıktıysa. Eğer acıkırsa 15.00 gibi 4 badem ya da 1 elma ya da 1 portakal. Her şey az yağlı olmalı ve bu yağ susam, ghee ya da zeytinyağı olmalı.

Vata Dosha: sabah 06.00- 06.30 arası 3 bardak ılık su, meditasyon- yoga- yürüyüş. Kahvaltı pişmiş tuzlu yulaf avokadolu, zeytinli vs. İçinde az yağ olmalı. Saat 13.00 gibi çorbalı ve tam tahıllı sebze yemeği: esmer pirinç, kereviz yemeği, pırasa yemeği. Salata yok. Akşam 18.00 gibi çorba, mevsiminde sebze yemeği tahıl yok. Arada acıkırsa 15.00 gibi 1 hurma. Akşam yemeği sebze yemeği yanında bol lifli bir tam tahıl mesela karabuğday pilavı ama az miktarda. Her şey azıcık fazla yağlı olabilir.

Pitta Dosha: sabah 06.00- 06.30 arası 2 bardak ılık su, meditasyon- yoga- koşu. Kahvaltı bol tarçınlı 2 meyve salatası ve 1 kuru kayısı (akşamdan ıslatılmış). 12.30 gibi öğlen yemeği: tam tahıllı 2 mevsim sebzeli, az marul salatalı mükellef bir öğlen yemeği. Arada acıkırsa 15.00 gibi bir avuç kabakya da ay çekirdeği. Akşam 18.00 çorba ve sebze yemeği. Az yağlı ve az tuzlu yemekler olmalı.

Eğer bir çok insan gibi karışık Dosha sahibi iseniz o zaman mevsimine göre değişiklik yapacaksınız; örneğin Pitta- Kapha iseniz kışın Kapha yazın Pitta rejimi uygulayacaksınız.

Sadece vegan olmak yetmiyor Ayurvedik kurallara göre de beslenmeniz şart. Bunun için ustalardan epeyce kitap var: Vasant Lad, Vaidya Atreya Smith, R. Svoboda gibi değerli yazar ve doktorlar kitaplar yazmış.

Her gün elinizin altında olması gerekenler: yanınızda hepsi taze çekilmiş keten tohumu (Omega 3), susam (kalsiyum), kabak çekirdeği (magnesyum, demir, çinko, folik asit) bir kavanoz bulundurun ve bu karışımı çorbanıza, salatanıza, pilav üzerine ekleyin. Ben evde şu ölçekle yapıyorum: 2 keten tohumu, 2 kabak çekirdeği, 1 susam. Kahve makinesinde çekiyorum ve günde en az 2 çorba kaşığı tüketiyorum.

Shatavari: kuşkonmaz kökü- Ayurveda’da kadın ve hatta büyümekte olan çocuk sağlığı için en önemli ilaçlardan biri. Bunu Ayurvedik bir danışman sizin Dosha’nıza uygun bir kaç karışımla vererek sizin menopoz dönemi ve sonrasını rahat geçirmenizi sağlayacaktır. Ancak tek başına da alabilirsiniz ama Dosha’nıza uygun bir miktar olması gerekiyor. Shatavari mucizevidir, beni Ayurveda ile tanıştıran, regl öncesi içimden çıkan deli Arnavut’u durduran bitkidir. 40 yaşından beri aldığımdan herhalde menopoz benim için felaket yerine yelken açmak oldu. Shatavari en önemli fito hormonlardan biri ve bu dönemde bedeninizde olan östrojen & progesteron savaşını dengeleyerek sizi rahatlatacaktır.

Kimyon ve zerdeçal: her yemeğe ekleyin; kimyon bağışıklık sistemini güçlendirir, ağır metalleri vücutdan atmanıza yardımcı olur, şeker hastalığını önler, cilt için bir kurtarıcıdır, sindirim sistemini uyarır ve iyi çalışmasını sağlar. Lezizdir bir de! Zerdeçal hakkında yazdığım yazıyı okuyun lütfen.

Zencefil taze ya da toz yine her yemeğe ekleyin. Çok güçlü bir anti oxidant, olmazsa olmaz.

Tatlı patates: vitamin A, B6, B5, thiamin, riboflavin, niacin ve lif zengini bu patates aynı zamanda anti carcinogenic. Gerçekten bir nimet. Ben haşlayıp üzerine biraz tuz ve zeytinyağı gezdirerek öğlen yemeklerinde tüketiyorum, yoga sonrası kahvaltı olarak da yediğim de olmuştur. İçinde beta karoten yüklü olduğu için yağ ile tüketmenizde fayda var.

Ağaç yemişleri (berries): eğer düzgün yetişmiş çilek, ardıç, yaban mersini mevsiminde yerseniz bunlar hem beyninizi hem de lifli besin olduğu için bağırsaklarınızı besleyecektir. Ama içine yoğurt koyarsanız o zaman tüm yararını öldürürsünüz- yoğurt ve meyve asidi ters tepki vererek midenizde asit yaratacaktır.

Kuru incir: kalsiyum deposu ve yüksek lif içeriyor. Kan şekerini düzenliyor, aç karnına sabah yenmesi tavsiye olunur özellikle Vata ve Pitta dosha için.

Koyu yeşil organik sebzeler: ıspanak (Pitta Dosha az yesin), kara lahana, brokoli, roka, brüksellahanası gibi sebzeler hem lif hem de vitamin açısından oldukça zengin sebzeler. Anti oksidan özellikleri de güçlü. Coğrafyamız bu konuda bize oldukça cömert davranıyor- tadını çıkarın.

%85 siyah çikolata: yediğiniz tek şekerli şey bu olsun çünkü beyin sağlığı için içinde oldukça önemli enzimler var.

Sert kabuklu yemişler: ceviz, brezilya cevizi, fındık, suda bekletilmiş ve soyulmuş çiğ badem hem protein, hem lif ihtiyacınızı karşılayacak, mineral zengini olduğundan sizi dinç ve tok tutarak kan şekerinize yardımcı olacaktır. 1 tane brezilya cevizi 1 haftalık selenyum ihtiyacınızı karşılıyor! Günde 6 badem hem protein hem de riboflavin, magnezyum, kalsiyum, E vitaminini karşılayacağı gibi kolesterolü düşürür. Sadece 6 badem!

Kırmızı Pancar: yüksek tansiyonunuzmu var? Yarım çay bardağı kırmızı pancar suyu için ve 10 dk sonra tansiyonunuzu yeniden ölçün- düşmüşmü? Hemen söyleyeyim- evet. Yazın nar kışın pancar suyu içerseniz tansiyon ilacı almak zorunda kalmazsınız. Dikkat edin Pitta Dosha için kırmızı pancar suyu iyi değildir, haftada bir yarım çay bardağı yeterlidir, Pitta Dosha onun yerine pişmiş pancar tüketse daha iyi olur ama sirkeli değil.

1990- 2010 arasında yine Amerika’da yapılan araştırmalardan birinde kadınların %50sinin menopoz yan etkilerini deneyimlememiş olduğu ortaya çıkıyor. Tabii bu bir Pazar oluşturmayacağı için bilgi olarak gömülü kalıyor. Yani, menopoz sırasında bir şey hissetmeyebilirsiniz! Ailenizin menopoz tarihine bakarak kendinizin nasıl bir menopoz geçireceği konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz.

Unutmayın size menopoz için sunulan her ilaç ( özellikle HRT) ve tedavinin yan etkileri büyüktür, menopozun bir hastalık olmadığını kavradığınızda tedaviye gerek olmadığını bildiğinizde kendinize olan güveninize odaklanacaksınız ‘hastalığa’ değil. Vata enerjisi eğer çılgın rüzgarlar gibi esmiyorsa yaratıcılık, sosyal ilişkilerde güven, sezgi ve ilham verir, yelkenlinize rüzgar olur. Vata dönemine girerek yaratıcılığınıza, yıllardır biriktirdiğiniz ön sezilerinizin sesini dinlemeye hazırlanın. Menopoz korkulacak bir şey değil sadece bir değişimdir; hayat, ilişkiler, işler, ülkeler değişiyorsa neden metabolizmamız değişmesin. Şimdilerde artık kadınlardan beklenilen çocuk gibi olmak, sistem 40 yaşında ki kadının 34 beden olmasını, yüzünün deneyimsiz görünmesini, dudaklarının dolgun gülümsemesini, göğüslerinin doldurulmasını, cinsel bir bebek olmasını istiyorsa o zaman feminist olmanın tam zamanı! Çünkü menopoz aslında bir kadın olarak kendiniz için yarattığınız kimliğe de meydan okur; eğer seksi, çekici, genç, saf imaja takılmışsanız menopoz size ağır gelecektir. Menopoz döneminde çekici olunmaz diyen ideolojiye elinizin tersini gösterin (buna izin var: menopozdasınız!) ve kendiniz olun. Eğer anne iseniz, hele hele kızınız varsa siz menopoza o gençliğe girerken aranızda olabilecek sorunlar sizi darmadağın edebilir- fark edin. Sadece Vedik bilgelerin bize sunduğu bilgiyi anlamaya çalışmak bile bu dönemi rahat ve kendinizi tanıyarak geçirmeniz için yeterlidir. Hayatın bize verildiği bu beden de yaş almaya, büyümeye, evrilmeye devam etme şansımız olduğu için bile müteşekkir olmalıyız. Bedeninizle barışın, içindeki cevheri çıkarmak için destek verin. Onun için menopoz mon amour!

 

SİTEDE ARA

Go to top