Doğru uygulandığında Hatha Yoga omurganın sağlığını geliştirilebilir. Ancak yanlış uygulandığında olumsuz sonuçlar doğurabilirler. Özellikle kuvvet ile esneklik arasında denge sağlanamadığı taktirde omurga aralıklarının sıkışmalarına neden olabilir. Yogi(ni)ler alışık oldukları ya da esnek olan bölgelere daha fazla yüklenerek, ve esnek olmayan bölgeleri koruyarak, zamanla esnek bölgelerin daha fazla esnemelerine ya da aşınmalarına/ yaralanmalarına neden olmaktadırlar.

Uygun biçimde uygulanan bandhalar burada imdada yetişirler.

Omurganın boyun bölgesinde yedi adet omur bulunur.

Kafatasının tabanında kraniyovertebral eklemler bulunur. Bu eklemler iki atlanto-oksipital ve atlanto-aksiyal eklemlerder. İlki doğrudan kafatası ile eklem oluştururken, ikincisi C1 ve C2 arasında bulunur. Bu iki eklimin diğerlerinden farkı faset eklemlere ve omurlar arası diske sahip olmamalarıdır.

Atlanto-oksipital eklem başın öne ve arkaya doğru hareket etmesine izin verir. Atlanto-aksiyal eklem ise sağa ve sola doğru çevirmeye döndürmeyi sağlar.

Üçüncü ile altıncı omur ise birbirine benzerdir ve boyun omurunun şeklini oluşturur. Yedinci omur ise boyun ile göğüs arasında geçiş sağlar. Bu omurlar, boynun altı yöne hareket etmelerine izin verirler (öne-arkaya, sağa-sola bükülme, sağa-sola döndürme). Ancak boyun omurgasını hareketleri saf biçimde tek yönlü olmamaktadır. Sağa başınızı döndürdüğünüzde, boynun hafif düzeyde sağa doğru eğrilir. Bu kombine hareket, omurganın içinden geçen kanalın döndürülen tarafa doğru daralmasını sağlarken, uzaklaşılan tarafın genişlemesini sağlar.      

Hyoid kemik ise U şeklinde biçim alan ve C3 omur düzeyinde yerleşik bulunan (çene açısı ile gırtlak arasında çizilen hattın ortasında) ve dilin köküne yapışık olan kemiktir. Bazen bu kemiği dilin kemiği adı da verilir. Bu kemik gırtlağı ve nefes borusunu destekler ve yükseltir. Dil hareketlerini, yutkunmayı ve konuşmayı denetler. Bu kemik herhangi bir kemikle eklem yapmaz, bağlarla etrafa bağlıdır ve birçok kas ile bağ kurmuştur (dil, kafa tası, çene, kürek kemiği, köprücük kemiği ve sternum ile bağlantılı kaslar). Dolaysıyla dilin hareketi kafa tası, çene, kürek kemiği, köprücük kemiği ve sternum etkileri olur.

Yoga bağlamında düşünecek olursak asana, pranayama, bandha ya da mudralardaki dil hareketlerimizin doğrudan omurga ve ukarıda sayılan diğer yapılara etkileri olur.

Pranayamalarda kullanılan dil mudraları çok etkilidirler. Örneğin simha mudra dilin çeneye uzatılmasıyla olur. Kakacandra mudra ise sitali pranayamada dilin boylamasına rulo hali alması biçiminde olur. Ancak bu mudraların hepsi deneyimli bir eğitmen nezaretinde yapılmalıdır.

Boyun omurgasını saran kasları ele alacak olursak, boynun uygun duruşta tutulmaları kolay olmadığı anlaşılmaktadır. Boynun duruşunu sağlayan kafatasının ense kısmına yapışan ense kaslarıdır. Bu gruba göğüs kafesinden köken alıp, enseye dolanan kaslar da dahildir. Kasların ağırlıklı ensede bulunmaları, insanın hayati işlevlerin (yeme, içme ya da nefes alma) ön tarafta yerine getirilmelerini sağlar.

Ancak zamanla bireyin kafası ağır gelmeye başlar ve öne doğru kafasını eğer. Bu hareket boynun kısalmasına neden olduğu gibi, ense kaslarının kasılmalarına, boyun yan kaslarının gevşemesine, dolaysıyla göğüs kafesinin de öne düşmesine, omuzlarınızın da öne yuvarlanmalarına, kürek kemiklerinizin birbirinden uzaklaşmasına neden olmaktadır.

Buna maruz kalan bireyler, omuz ve başını geriye doğru atarak düzeltmeye çalışırlar. Bu hareket sadece sırtınızdaki kasların (romboidler-kürek kemiklerini omurgaya ve yukarıya doğru çekerler) aşırı çalışmalarına neden olur. Bu da boynumuzu daha da kısaltır.

Başı eski konumuna getirmek için çeneyi içeriye çekme digger bir yaklaşım olabilmektedir. Ancak bu da boynun düzleşmesine neden olmaktadır. Bu iki düzeltme çalışmalarının ise dıştan yapılan müdahalelerdir ve kulak hizasının omuz hizasına getirme çabasından ibarettir. Ancak bu gayretler ancak gerilimi ve ağrıyı artırmaktadır.

Bu nedenle bu duruş bozukluğunu düzeltmenin bir içsel yolu bulunmaktadır.

Yukarıda sözünü ettiğimiz hyoid kemik bu içsel yolun merkezindedir. Alt ve üst hyoid kasları ile geniş bir alana etkisi olan bu kemiğin, yutkunma hareketleri ile sindirim sistemini dahi uyardığı anlaşılmaktadır. Hatta alt karın kaslarını dahi kasılmasına neden olmaktadır. Örneğin yutkunurken alt karnımızı içeriye çekeriz.

Hyoid kemiğinin uygun konumda olması boyun duruşunun uygun olduğuna işaret eder. Uygun konuma yerleştirmek için ise ağzının kulakları varacak şekilde gülünmesi öğütlenebilir. Bu ense kaslarınızın uygun tonusa (kıvama) gelmesini sağlar.  Ilk başlarda gülerken çenenizi hala çekiyor bulabilirsiniz kendinizi. O zaman parmağınızla hyoid kemiğini uygun yere yerleştirmeyi deneyebilirsiniz (çene kemiği ile gırtlak hattının orta noktasına). Buna ilaveten longus capitus ve longus colli kaslarının da ense kaslarına karşı koymalarına vesile olmaları sağlanabilir. Bu kaslar kasıldığında boynunuz uzar. Yogada ise bu düşünce ile sağlanır. Başınızdan yukarıya doğru uzanan bir çizgi boyunca uzanmanızı hayal ederek, boynununzun uzamasını sağlarsınız. Bu kaslar (longus capitus ve longus colli kasları) geliştikçe ense kaslarının boynu aşağıya doğru sıkıştırmalarına engel olabilirler. Ancak hyoid kemiğinin uygun konuma konulmaları da önem arz etmektedir. 

Yogadaki uygulamalarına geçecek olursak boyun duruşunu normalize edecek olan virabhadrasana II, trikonasana ve diğr ayakta yapılan asanalr önerilebilir. Ancak duruşların uygun yapılmaları gerekmektedir. Yoksa ters etkiler ortaya çıkması olasıdır.

Ustrasana (deve pozu) boynun geriye doğru atılması sırasında da özenli olunmalıdır. Doğal ve yavaş biçimde yapılan geriye bükme hareketi ile boyun bölgesindeki gerilim azalacaktır. Yüreğinden başlayarak, boyundan itibaren arkaya doğru boynun bükülmesi hyoid kemiğinin bu sürece de dahil olmasını sağlayacaktır.

Kaynak

  1. Kaminoff L. Yoga Anatomy. 1st ed.Champaign: Human Kinetics. 2012.
  2. Borg-Olivier S, Machliss B. Applied Anatomy & Physiology of Yoga. Waverly: YogaSynergy Pty Limited. 2011.
  3. https://yogainternational.com/guide/the-ultimate-guide-to-yoga-for-health

 

SİTEDE ARA

Go to top