SHİBUMİ ve yağmurlu bir sabah penceremdeki bakan - kör kedim: 

Sabah uyanınca, yağmurdan pencereme sığınan ve belki bir parça yiyecek bulma umuduyla saatlerce benim uyanıp ona yiyecek vermemi bekleyen “Melahat” adını verdiğim bakan-kör kedim yine oradaydı. Büyük bir keyifle penceremin önündeki demirlere ustalıkla oturmuş, olağan görünümünün altında gizlediği bir bilgelikle etrafa bakınıyordu. Bakan körlük bir nevi uyarıcıları fark edememe durumu olarak bilinir. Yani kesinlikle ‘görülür’ haldeki bir nesne ya da olayı fark edemediğimizde ortaya çıkan bir durum. Bunun sebebi ise bir başka nesne ya da olaya odaklanmamız olabiliyormuş. Elbette fark edemediklerimiz de odaklandığınız görüş alanımızda bulunuyormuş.

Bu sabahta, arka balkondan kapıyı açıp mama tabağına yemeğini koyduğumda, diğer sabahlarda olduğu gibi, Melahat’ın başını okşamak ve yağmurun güzelliğini paylaşırken belki de doğal duruşunda gizlediği bilgeliğinden kendime de bulaştırmak istedim. Ama ne mümkün, yemeğini yiyecek olmanın verdiği telaşla benim bakan kör kedim, onun başını sevmek için uzanmış elimi her zamanki gibi fark etmeyince, tehdit olarak gördüğü ellerimde ani bir hamle ile yapılmış tırmıklanma acısına eklenen bir yenisi daha. Gözümün içine baka baka, uzanan elimi sanki son ana kadar görmüyormuş gibi yapıp, son saniyede gelen tırmığın acısı ise benim bu sabah aldığım teşekkürüm oldu sanırım. Teşekkürümü alıp içeri tekrar girdiğimde aklımda Melahat’ın duruşunda gizlenmiş bir shibumi durumu olduğunu fark ettim.

Shibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri, bilgiden ziyade anlayışı, ifade dolu bir sessizliği anlatan, yani Shibumi kelime anlamı olarak basitlikteki güzelliği ifade eden, Japon felsefesi ve kültüründeki yokluktaki varlığı ifade etmekte kullanılan geniş anlamlarla yüklü bir kelime olduğunu Google da birçok yerde bulabilirsiniz. Shunryu Suzuki’nin “zen zihni başlangıç zihnidir” kitabını Türkçeye çeviren Cem Şen, kitabın çevirmenin önsözü bölümünde shibumi için şunları yazmış: “Bir usta daima en temel teknikleri, savaş sanatlarına yeni başlamış bir öğrencinin de bildiği teknikleri kullanır. Ama o temel teknikleri uygulayışında inanılmaz bir sadelik ve bu sadelikten doğan gösterişsiz bir güzellik vardır. Sanatındaki yetkinliğinden doğan bu gösterişsiz güzellik, bu zarafet onun yaşamının her alanında etkisini gösterir. Japoncada bu durum shibumi terimiyle açıklanır.” S.10

Bir kedinin doğal duruşu ve davranışı ile ulaştığı shibumi dilini, zihni ile yaşayan bir insan olarak ne kadar anlayabilirim henüz bilmiyorum. Ama artık, kedi olmanın kolay bir yolu olmadığını biliyorum.

Bu Pazar yazımı aynı kitabın içinde okuduğum Richard Baker’in ustasından aldığı cüppeyi kabul ettiği zaman okuduğu şiiriyle noktalıyorum;

“ Uzun bir zamandır sahip olduğum bu tütsü çubuğunu

Elsiz ellerimle

Bu tapınakların kurucusu olan

Ustam, dostum, Suzuki Shunryu Daisho’ya sunuyorum.

Yaptıklarının hiçbir ölçüsü yok.

Cüppelerimiz sırılsıklam,

Seninle birlikte Buda’nın çiseleyen yağmurunda yürüyoruz.

Fakat nilüfer yapraklarının üzerinde,

Hiçbir yağmur damlası kalmıyor.”

Hariom tat sat – Fatma Nur( Priiti Kana) Kayral, Fotoğraftaki kedi Melahat, arka penceremde.

SİTEDE ARA

Go to top