Yarım asırlık olmama üç aydan az bir süre kala, zamanımı koşturarak geçirdiğim günlere inat, şimdilerde sakin adımlarla an’da kalmaya özen göstererek yürüdüğümü düşünmekteyim.

Elli yaşın kıyılarına ulaşmış biri olarak sanki başka biri o yaşa ulaşmış gibi hissediyorum, yedi yıldır hayatımı kolaylaştıran, beni yenileyen yoganın bu durumdaki payı inkâr edilemez.

Okuduğum bir yoga kitabında zarif bir şekilde büyümek (büyümek yerine kullandıkları kelime başkaydı, o kelimeyi hiç sevmem) için yoga yapın yazıyordu. Koşturarak yaşadığımız, her yere yetişmeye çalıştığımız bir hayatın içinde kendisini maraton koşuyor zanneden kısa mesafe koşucularıyız, bir sonraki günü görüp göremeyeceğimizi bilme gücüne sahip değilken uzun vadeli planlar yapıyoruz.

Bir gün aniden tüm planlarımızı bu dünyada bırakıp çekip gidiyor, hiç yaşamamış gibi oluveriyoruz. Bu telaşı bol, sürekli planlamaya çalıştığımız her şeyi kontrol altında tutabileceğimizi zannettiğimiz hayatın beni yorduğunu, ruhuma, zihnime en çokta bedenime zarar verdiğini anlamam bayağı uzun sürdü. Adaya taşındığım ilk seneyi hiçbir şey yapmadan sadece yazı yazarak, nadasa bırakılmış bir tarla gibi bomboş geçirdim, belki kırk yıllık koşturmadan sonra o mola kendimi fark etmem için gerekliydi. Her sabah denize karşı, kuş sesleri ile huzura uyanmak, yatakta keyif yapmak, bol bol okumak, insana kendini iyi hissettiriyordu. Bir sabah yataktan ben biraz hızlanmalıyım diye değil ama kendim için bir şeyler yapmalıyım diye uyandım. Normal hızına düşürüp, basitleştirdiğim hayatımda zaman ve bir yerlere yetişme sorunum ortadan kalkınca istediğim her şeyi yapabileceğimi fark ettim. Bir yıllık inziva yetip artardı, ufaktan dışarıdaki hayata dâhil olmanın zamanı gelmişti. Tekrar hayatın rutinin içine dalarken bana iyi gelen bir şeyi yapmak en önemli hedefimdi, şimdilerde bu yola çıkmama aracı olmak için hayatıma girdiğini düşündüğüm bir insanla yoga dünyasına adım attım.

Hayatta her şeyin bir ilki varmış ve ön yargılarını bir tarafa bırakıp, bir kez denemek gerekiyormuş, bana uymaz, ben yapamam demeden önce yanına cesaretini alıp matın üzerinde durman gerekiyormuş. Sana uymazsa, yapmak zorunda değilsin, başka yöne çekip gidebilirsin, yoga benim yeni hayatıma uydu, hatta yıllardır aradığım buydu diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bizde bir söz vardır ‘’Aklın yolu birdir.’’ Sanırım doğru yolda yürüdüğümü yoga stüdyosuna adım attığım ilk gün anlamıştım, başka ve hiç bilmediğim bir dünya ile tanışmak öyle cazip geldi ki, ben öğrenmeye hevesli bir öğrenci haline geldim. Öğrenmek uzun bir süreç, asanalar ve nefesi eğitmenimden öğrenmeye çalışırken bir yandan yogaya dair ne varsa okuyup aydınlanıyor, başka eğitmenlerin derslerini izliyorum. İçimde taşıdığım yerinde duramayan çocuk öyle sabırlı ve disiplinli çıktı ki en çok ben şaşırdım. Hedefim en zor ya da en mükemmeli değil, en doğruyu bana iyi geleni yapmak, eğitmenimin desteği beni farkında olmadan öğrenenden öğretene doğru çevirmişti. Eğitmenliğimin dördüncü yılı dolmak üzereyken, yoga evreninde hala öğreneceğim çok şey olduğunu biliyorum. Vinyasa ve hamile yogası eğitmeni olarak çıktığım yolda yoga terapiye doğru gidiyorum. Yoga ile birilerine iyi geliyor olma düşüncesi ve öğrencilerimin takdiri benim en büyük ödüllerim. Sağlık bilimleri fakültesinde, fizyoterapi bölümü öğrencilerime yoganın felsefesini anlatıyorum, onlara en doğruyu anlatabilmek için daha fazla okuyorum hala öğrenmeye devam ediyorum.

Kendim değişip, dönüşürken başkalarının dönüşümlerine yardımcı olmaktan aldığım hazzı kelimelerle anlatmam mümkün değil. Hayata hep olumlu tarafından bakmayı öğrenen, yoganın hayatıma kattıklarının değerinin farkında olan, sadeleştirip sakinleştirdiğim ve başka bir insana dönüşen içimdeki güçlü kadınla tanıştım. Ellili yaşların kıyısında durmuş geçmişteki ve şimdiki kadına bakıyorum içim kıpır kıpır, hayatımın hiçbir döneminde bu kadar üretken, hiç bu kadar insanlara faydalı olmadım, yoga ile insanların hayatlarına dokunuyorum, bana izin verdikleri kadar yanlarında oluyorum. İçimden çıkan savaşçıyla el ele yürürken bize katılanlarla büyüyüp, çoğalmakta, güçlenmekte ve her gün öğrenmekteyiz. Uzun vadeli planlarımız, aşılmaz hedeflerimiz, hırslarımız yok, biz üzerimizdeki yükleri bırakıp daha basite doğru ilerlemekteyiz, bize katılmak isteyene aramızda ve yüreğimizde hiç koşulsuz yer açıyoruz. Her şey mümkündür, istersen yapabilirsin diye birbirimize destek veriyoruz. Umarım bir gün herkes hayatı sadeleştirdikçe daha kolay yaşandığını fark eder.

Sevgiyle ve sadelikle kalın.
Hoşça kalın.
Namaste. 

 

SİTEDE ARA

Go to top