Bilgi her insana öğretilebilen bir şey. Ne kadar öğrenir ne kadar uygulayabilir bilinmez ama neticede öğrenir. Peki hayal etmek herkese öğretilebilir mi?

Koca koca insanlar var hayal kurmasını bilmeyen, nasıl yapacağı hakkında hiçbir fikri olmayan. Hatta böyle çocuklar bile var inanın. Hayal kuramayan, düşleyemeyen çocuklar. Bunun farkına en çok Şamanik Yolculuk çalışmalarında varıyorum. Ne yaptığınız ile ilgili bilgiyi büyük küçük herkese aktarabilirsiniz fakat iş uygulamaya geldiğinde pek de yapabilecek bir şey olmuyor. Bir grup var ki beş dakika süren yolculukla ilgili kitap yazabilir, bir grup da var ki sadece karanlıktan bahsedebilir. Karanlığı aydınlatacak ışığı yakmayı hayal edemez, hayallerinde bile koşamaz, uçamaz… Bunu öğretmek zordur kişiye. Ancak deneyerek, pes etmeyerek başarabilir insan bunu. Yoktan var edilebilecek tek şeyin hayaller olduğuna inanan insanlar için sahip oldukları hayal gücü, sahip oldukları bilgiden çok daha üstündür.

Efsaneler mesela. Çocukken size anlatılan ya da bir yerlerde okuduğunuz efsaneleri mi daha çok hatırlıyorsunuz yoksa tarih derslerinde öğrendiğiniz bilgileri mi? Efsanelerin içindeki hayal gücüne dayalı anlatımlar, kıssadan hisseler, aklın ötesine geçen olaylar insanın kalbinde yer bulur kendine, zihninde değil. O yüzden unutulmaz efsaneler ve tam da bu yüzden unutulur sadece bilgi olarak anlatılan tarih dersi. Fakat şimdilerde görüyorum ki efsanelerin ne kadar güçlü olduğunun farkına varmış çok zeki tarih öğretmenleri var. Tarih dersini bir efsane tadında anlatıyorlar ve benim çocuklarım eve geldiğinde masal anlatır gibi anlatıyorlar derste öğrendiklerini. Gülümsüyorum onlar anlatırken, çünkü biliyorum ki ne kadar zaman geçerse geçsin aradan, onlar o tarih olayını öyle hatırlayacak, öyle anlatacak ve hiç unutmayacaklar.

Hayal kuran insanlar iyidir, onlardan korkmayın. Çünkü onlar mucizelere inanırlar ve bu yüzden de gerçeklerden korkmazlar. Onlar kendi mucizelerini yaratacak güce sahiplerdir ve gerçek olarak algılanan her şeyin değişebileceğini bilirler. Hatta sadece kendilerinin değil, yaşamı paylaştıklarının da hayatına mucizelerin girmesine vesile olurlar.

Sevin hayal kuran insanları. Onların umutları çoktur ve artık az rastlanıyor böyle insanlara. Onlar karamsarlığa düşmezler ve yanındakileri de tutarlar düşmesinler diye. Deneyimlerinden öğrenirler ancak onlar için daima bir başka harikulade seçenek daha vardır ve bu seçeneğe umutları götürür onları. İsterseniz sizi de götürürler yanlarında.

Ölümden korkmaz hayal kuran insanlar. Onlar için her şey gibi ölüm de düşledikleri gibi yaratabilecekleri bir başka yaşam döngüsüdür ve sevgi çok daha güçlüdür ölümden. İşte bu yüzden onların sevgileri çoktur ve her şeyin üstesinden severek gelirler. Güzel severler. Onlar tarafından sevilmek bir şanstır mesela. Çünkü düşleyebileceğinizden daha fazladır verecekleri sevgi.

“Mark Twain’in dediği gibi; ‘Bundan yirmi yıl sonra durup geriye baktığınızda yaptıklarınızdan çok yapamadığınız şeyler için pişmanlık duyacaksınız. O yüzden halatları atın. Teknenizle güvenli limandan ayrılın. Yelkenlerinizle rüzgarı yakalayın. Araştırın. Hayal kurun. Keşfedin.’ “.

Korkmayın hayal kurmaktan, Aşk’la kurun…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top