Bugün günlerden Pazar, Türkiye için sandık başında milli irademizi ifade etme vakti. Sabah erkenden kalktım sandığa gittim ki benden önce gelenleri görünce umudum arttı nedense. Bu işi önemsemek gerektiğine inananlardanım.

Mesela dün yaptığı işi gönülden, severek, ruhuyla yaptığına inandığım çok sevgili bir arkadaşımın Mandala ve Yin Yoga atölyesindeydim. Benim için önemli bir işti çünkü genellikle sabır gerektiren çalışmalarla, ince işlerle aram açık olmuştur. Hızlı davranmayı, düşünmeyi ve üstlendiğim bir işi hemen bitirmeyi severim.

Yoga ve meditasyon yapmak, bu yanımla hem barış imzalamama yardım eden hem de biraz fren pedalını da kullanmama ikna eden en önemli alanlardan biri oldu yaşamımda. Diğeri de oğlumu büyütmemdi ki aslında en önemlisi ve başlangıcıydı.

Mandala kelime anlamının kap olduğunu öğrendik. Enerjiyi saklayan kap anlamında. Enerji niyetimizi de barındırıyormuş o kabın içinde. Ve belki daha kim bilir neleri; umutları, yaratıcılığımızı ve hayallerimizi. Tabii ki sonunda niyetine göre de mandalana bir tavır alman gerekiyormuş. Sağ elle çizdiysen başka, sol elle başka tavır anlayacağınız.

Mandala çizmek bir çeşit meditasyonmuş da aslında. Arkadaşım bizi yin yoga ile o meditatif hale hazırlarken herkes bir başka alemdeydi sanki. Kendi duygu ve imgelem dünyamız yin yoga pozlarıyla an be an kuruluyordu. Ardından niyetimizi belirlediğimiz bir meditasyon yaptırdı ki hepimizin sonrasında ne sesi ne de soluğu çıkmadı.

Sanki o anki imgelem dünyamızı ve duygularımızı sembollerle, renkli kalemlerle, desenler ve ellerimiz ile dışarıya yansıtırken, herkes de kendi içindeki akışın farkındalığıyla ya ağlıyor ya da nefesini tutmuş hem çiziyor hem de boyuyordu. Böylece arkadaşım bize, kendimizi farklı bir yoldan ifade ederken, içimizdeki sesleri dinlemeyi ve aldığımız nefesleri fark ettirirken, bilinç dışımızda saklı olanlar ile ilgili ipuçları veriyor, adeta sabrı ve kabullenmeyi öğretiyordu.

Mandalaya konsantre olduğumda benim dışımdaki tüm dünya sessizleşti, zihnim sakin ve sanki her şeyi, dünyayı, kendimi, çevremdeki insanları, sanırım daha farkında ve daha yaratıcı bir bakış açısıyla görüyordum. Ve öğrendim ki Mandala çizmek, yaratıcılığı, sezgilerimizi, hayal dünyamızla ilgili alan olan sağ beynimizi harekete geçiriyordu.

Bazı sorularıma cevaplar alarak çıktım atölyeden ve niyetimle ilgili olarak ne yapacağımı bilerek. Yaratıcılığı tetikleyen Mandalaya, arkadaşıma ve paylaştığımız, içimizdeki sonsuz sevgiye Namaskar.

 

SİTEDE ARA

Go to top