Dalgaların sesi, kuma gömülen ayaklar, hafifçe esen rüzgâr ve güne vedaya hazırlanan güneş eşliğinde çekilen "sahil kasabasında yoga" temalı fotoğraflar.

Bana çok şey anlatıyor aslında. Mesela ayaklarım dalgaların hareketiyle gittikçe kuma gömülürken, dengemi koruyabilmekten bahsedebilirim burada. Çünkü her seferinde biraz daha batıyorum içine. Her iki ayağımın da üstünde eşit durmaya çalışarak ve belki hafifçe biraz daha mesafeyi açarak. Denge hareketlerinde biraz daha zorlanıyorum, neyse ki fotoğraflarımı çeken sevgili öğrencim Elif, deklanşöre tam zamanında basıyor ve o anları yakalıyor.

Ya da etraftaki güneşin batışını seyretmek ve denize o saatte girmek isteyen insanların meraklı bakışlarından bahsedebilirim, tam da yoga pozları çekilirken pek de (sandığımın aksine) boş olmayan sahilde olanlardan.

Elbette ilgi çekici bir durum var; birileri elinde fotoğraf makinası, fotoğrafı rahat çekebilmek için özel tasarlanmış ayaklar, yoga matı falan geliyor, her zaman denize girdikleri sahile. Belli ki bir çekim yapılacak.

Biz o akşam üstü sadece fotoğraflar çekmedik aynı zamanda video da çektik. Tam da çekimler sırasında denizden çıkan bir teyze “ahh ahh gençlik tabiii, bu hareketler ancak sizin yaşınızda yapılır” diye laf atıyor. Gülüyorum… Aslında hiç de o kadar genç olmadığımı, düşünerek.

Bir başkası fotoğraf çeken öğrencime yanaşıyor o sırada “Moda çekimi mi var?” diye soruyor. Oysa üstümde sadece yoga kıyafetlerim var; bir tayt ve bir bluz.

Bazılarının alay edercesine kıvrılan dudakları, bazılarının merakla açılan gözleri; bir de sessizce verilen selamlar. Namaste.

Hepsini fark ediyorum ama sadece selamları alıp, karşılık veriyorum. Benim için oldukça zor aslında, bunca gözün önünde olmak. Yoga pozlarını yapmak değil; çünkü öğrencilerimle birlikte düzenli yaptığım bir şey bu ama dikkat çekmek, belki düzeni bozmak ya da pozitif enerjilerin yanında negatif enerjilere de maruz kalmak.

Çok da uzatmadan hem videomuzu hem de fotoğrafları çekip sahilden uzaklaşıyoruz. Ve düşünüyorum… Etkinin tepkisidir hayat; bazen hepsinin içinde hala ayakta kalabilmektir. O günün deneyimi, çıkan güzel iş ve koşullara rağmen ayakta kalabilmek yanıma kar kalıyor.

Bugünlerde hiç yapmadıklarımı yapıyorum, yenilikler, değişimler ve sınırları aşmalar içindeyim.  

Photo by; Elif Hande Aktaş

Go to top