Bugünlerde etraftan kulağıma en çok çalınan sözcük ‘’yorgunum’’. Yorgun olmak sanki herkesin mevcut haliymiş gibi görünüyor. Nereye baksak, ne tarafa dönsek yorgunluk bir sis bulutu gibi etrafımızdaki tüm boşlukları doldurup, görüşümüzü bulanıklaştırıyor.

Yorgunum, yorgunsun, yorgunlar kelimeleri fiil çekimi yapılıyormuş gibi hareket edip hepimizi dipsiz bir kuyunun içine itiyor.

Yorgunluğunuz bedensel mi yoksa zihinsel mi ayırt edebiliyor musunuz? Çünkü bedensel yorgunluklar geçiyor, biraz kendinize özen gösterdiğinizde düzelebiliyorsunuz. Çabuk düzelemeyen, bize ağır gelen, kabul edemediğimiz, kaldıramadığımız, zihnimizin bu yorgunluğu. Bir çıkış ararken karanlık dehlizlerinde kayboluyoruz. Çıkışı el yordamı ile bulamadığımızda arayış çabalarımızı arttırıyoruz, aslında aradığımız bütün cevaplar yorgun zihnimizin kıyı, köşelerinde saklanmış onları bulmamız için bekliyorlar. Cevaplar senin içinde, onlarI bulmak bazen kolay olmuyor, bazen de cevapları çabucak bulup kendi çözümümüze ulaşabiliyoruz. Kimi zaman ise cevapları bulmak için çok uzun zaman gerekebiliyor ve biz yorgun olma halinin içinde her gün biraz daha kayboluyoruz.

Yogaya ilk başladığım zamanlarda, herkesin farklı bir şekilde ama aslında hepimizin aynı amaçla yogaya başladığını öğrendim. Bazı hikayelerin kahramanları, çok büyük kurumsal firmaların, bol sıfırlı maaşlarını ve kariyerlerini bırakıp bu yola çıkmışlar ve sonuçta kendi cevaplarını bulmuşlardı. Yorgunluk hali onları bitirmeden onlar bu hale son vermeyi seçmişler, cesur büyük bir adım atmışlar ve kendileri için en iyisi olduğunu düşündükleri şeyi yapmışlardı. Dışarıdan bakanların, kariyerlerini ve bol sıfırlı maaşlarını ellerinin tersiyle iten bu insanların hayalperest olduklarını düşünmeleri de anlaşılabilir. Bu yorumları yapanların fark edemedikleri şey ise kendi iyiliklerine yürüyen bu insanların hallerinden çok memnun oldukları ve yavaşça o yorgunluklarından sıyrılmalarıydı. Herkes bu kadar cesur davranabilir mi? Sanırım ben bu kadar cesur olamaz, aynı yolda her gün biraz daha artan yorgunluğum ile kalır, yorgunluk beni tüketirken, maddi olarak bana rahatlık sağlayan iş her neyse onu bırakamazdım.  Ben hayatımızı kökten değiştirip başka bir ülkeye yerleştiğimizde, ev işleri dışında tam olarak işsiz, güçsüz, amaçsız kaldığım bir dönemde onca dinlenmeme rağmen artan yorgunluğun beni sarıp sarmaladığı, kendi içimdeki şifa arayışlarım sonuç vermediği bir zamanda yoga ile buluştum. O yola çıkmak için hiçbir şeyden vazgeçmemiş, hiçbir şeyi feda etmemiştim. Benimki ısrarlı bir arayışın nihai sonucuydu. Sadece bedenen yorgun olduğumu düşündüğümü, resmin tamamını görmeyi bir türlü başaramadığımı üzülerek hatırlıyorum. Bedenen yorgun olduğunu bile kabul edemezken, zihinsel olarak yorulduğunu kabul etmek daha da zor.  Zihin yorulduğunda, beden onun emirlerine itaat ediyor yani o da kendini yorgun hissediyor. O nedenle her şeyin başı zihinsel yorgunlukla mücadeleye başlamaktan geçiyor. Yoga asanalarına yönelttiğin dikkatin, zihninin bir süreliğine bile olsa rahat kalmasına, içinde olduğu akış dışında hiçbir şey düşünememesine sebep oluyor, geçen zamanla bu akış içinde kalarak, odaklanma halinin senin yorgunluğunu azalttığını fark ediyorsun. Seni saran yorgunluğunun bedeninle değil zihninle ilgili olduğunu anlıyorsun. Bu anlayışa vakıf olduğunda içinde bir yerde kelebekler havalanıyor, onların nazik kanat çırpışları temizliyor zihnini, gözünün görebildiği her renk daha parlak ve daha net görünüyor. Ve biliyorum ki, meditasyon zihni arındırmanın en etkin yolu ama ben o hale ulaşabilmiş değilim. Benim geldiğim seviyede asanalara odaklanıp, dış dünya ile iletişime zihnimi kapatabilme seviyesine (prathayara) ulaşabilmek bile büyük gelişme, ben hala azimle zihnimi temizlemek için mücadele etmekteyim.

Artık çok daha az yorgun ve çok daha fazla dinginim, şu anda geldiğim yer geleceğim için ümit vadediyor. Biliyorum ki sırf kendi iyiliğin için bir adım atmayı başarabilmek bile çok önemli. İlla koşmak gerekmiyor, küçük adımlarla başla ve arayışın seni konforlu bir alana taşısın. Her durumda önemli olan gittiğin yol değil o yolda kalabilmektir.

Sevgide kalın. Hoşça kalın. Namaste.

SİTEDE ARA

Go to top