Efendim? Berekete ihtiyacım var mı dediniz? Özellikle parasal olanına, bol gelenine, kolayca akanına? O zaman buyrun okuyun lütfen.

Size kısaca özetim şu: bolluk içinizde başlar.

Öncelikle başlangıç mantramıza göz atalım: ‘Berekete ihtiyacım var.’ Bu mantranın (yani gün be gün kendinize veya başkalarına tekrar ettiğiniz cümlenin) eylemi ‘ihtiyaç içinde olmak’ tır. Yani evrene her gün yaydığınız titreşim bolluğu değil, bu ihtiyaç içinde olma durumunu size değişik şekillerde taşır, yaşatır.

Peki o zaman evrenin sonsuz bereketinden faydalanmak için ne yapmak lazım? Nereden ve nasıl başlamak lazım? Adım adım bereket formülünüz burada:

Evrenden tam olarak ne istediğinize karar verin. Bir kenara tam ve net olarak evrenden nasıl bir bereket istediğinizi pozitif cümleler kullanarak ve istediğiniz şeyin gerçekleşmiş olduğunu varsayarak yazın. Daha da iyisi her gün görebileceğiniz bir yere (mesela banyo aynanıza) bu yazdığınızı asın. Bereket sadece parasal olmak zorunda değildir. Hayatınızda ihtiyacınız olan veya daha fazla olmasını arzu ettiğiniz herşey sizin bereketinizdir. Sevgi, aşk, sağlık, destek, doğurganlık, ilham, şifa kaynaklarına ulaşmak, içsel yolculuğunuzda sizi zenginleştirecek öğretmenlerle karşılaşmak hayatınızdaki bereketin değişik yüzleridir. 

Mantranızı seçin. Dilediğiniz bereketin hayatınızda olduğunu hayal ederek hissettiklerinizi ve içinde olduğunuz durumu tanımlayın. Bu sizin Türkçe mantranızdır. ‘İhtiyacım olan bütün paraya sahibim.’ ‘Bolluk ve bereket içindeyim.’ Bir diğer yöntem bu bereketin size akış şeklini tanımlamaktır. ‘Evrenin bütün hediyeleri ve bereketi bana rahatça akıyor.’Buradaki bereket kelimesini ilk maddede seçtiğiniz amacınıza göre uyarlayabilirsiniz. Eğer Sankrit bir mantrayla çalışmak ve bu büyülü dilin gizeminden faydalanmak isterseniz ‘Om Şrim Maha Lakshmiyei Svaha’ (Om ve evrenin dişil bereket, bolluk, cömertlik prensibini simgeleyen Lakshmi’ye selamlar) mantrasını kullanabilirsiniz.

Tekrar planınızı yapın. Mantrayı söyleyeceğiniz zamanlara karar verin. Aklınıza geldikçe mi, içinizde negatif veya kısıtlayıcı düşünceler oluşturduğunuzu farkettikçe mi, yoksa daha hızlı sonuç alabilmek için klasik yoga disiplini olan 40 gün boyunca mı? Bu 40 gün boyunca günde en az 108 tekrarı hedefleyin ve sesli veya sessiz tekrar sayınızı, açığa çıkan duygu, düşünce ve ilhamlarınızı gene aynı defterinize kaydedin.

Girişimde bulunun. Mantrayı hayatınıza eklemek başka hiçbir girişimde bulunmayacağınız, sadece mantra söyleyip bereketi kucağınızda bulacağınız anlamına gelmez (gerçi bu da olasılıklardan bir tanesidir). Mantrayla birlikte bu konuya odaklanıp keşfettiğiniz yeni bereket olanaklarını sonuna kadar takip etmeniz, kendinize fırsatlar yaratmanız ve önünüze çıkan fırsatları da değerlendirmeniz gerekir.

Varsayımlarınızı gözlemleyin. Mantra kendinize belki de hayat boyu söylediğiniz ve içten içe inandığınız hikayeleri değiştirmeye yönelik bir çalışmadır. Dürüstçe içinize baktığınızda ‘evrende herkese yeterli bolluk vardır.’ prensibiyle mi, yoksa ‘evren zor, zorlayıcı ve kısıtlı kaynakları olan bir yerdir‘ prensibiyle mi yaşıyorsunuz? Sonsuz bereketi olan evrenden birşeyler isterken nasıl hissediyorsunuz? Açık ve güvenli mi? Utangaç ve suçlu mu? Bu ve buna benzer varsayımlarınızı su yüzüne çıkarmak ve yeniden programlamak berekete ulaşmanın ilk adımıdır.

Şükredin. İstediğiniz bereket her zaman hayal ettiğiniz şekil ve koşullarda karşınıza çıkmayabilir. Evren size ve titreşiminize en uygun meyveleri sunacaktır size. Bu büyülü yolculukta karşınıza elma yerine portakal çıkarsa o portakala şükretmek gerekir. Hayatınızda zaten olan hediyeleri ve zenginlikleri de sık sık farketmek, güzellemek sizi o bereketi bol akışa ve titreşime daha da çabuk yükseltir. Sevdiklerimizle zaman geçirebilmek bir hediyedir. Sağlıklı bir nefes, bir dostla içilen çay, atılan kahkahalar, zevkle yenen bir yemek, bahar mevsiminin çiçek kokuları, her sabah yepyeni bir güne, yeni seçimlere ve mutlulukla örebileceğiniz bir güne uyanmak da öyle.

Yaşayın, paylaşın. Mutluluk, bereket kırılacak, gidecek, bitecek diye korkulacak birşey değil her gün kutlanacak, kutlandıkça çoğalacak, paylaşılıp hayata renk katacak şeylerdir. Gülünce, kazanınca, bereketlenince ne olur ‘Fazla güldüm, kazandım. Somurtayım, aman bereketim kaçmasın.’ demeyin (bu cümledeki eyleme dikkat!).  Kendinize, daralma ve kısıtlama yaratmadan, olma, akma, büyüme, çoğalma, yaşama izni verin. ‘Evrenin bütün hediyelerini güvenle kabule, mutlulukla yaşamaya, açık yüreklilikle paylaşmaya izinliyim.’ Sizin ışığınız, bir mumun ateşi gibi, başka ışıkları da yakacaktır.

Evrenin bereket akışı şöyle çalışır: önce kendi titreşiminizi istediğiniz yere getirin, sonra evrenin size sunduğu ipuçlarını, simgeleri takip edin ve almaya, kabul etmeye açık olun. Önce ufak penceler aralanacaktır. Siz istikrarlı bir şekilde aynı konuya eğildikçe kapılar, avlular, koca yollar önünüzde belirecektir. Bu yolculukta mantra size yardımcı, dönüştürücü ve gitmek istediğiniz yöne taşıyıcı bir araçtır.

Mantranız bol, yaşamınız meyveli, bereketli olsun.

Sevgi ve ışıkla.

 

SİTEDE ARA

Go to top