Biliyor musun? Sen ve ben birbirimizin aynasıyız. Ve sen sadece benim kendimi görebilmem için evrenin bana sunduğu bir yansımasın. Kendimde görmek istemediğim bütün yanlışları sende görüyorum. Kabullenemediğim bütün parçalarım seninle su yüzüne çıkıyor.

Çünkü seni, kendi bakışım, duyuşum ve algım, bana görmek istediğim şekilde yansıtıyor. Çünkü sen varlığınla bendeki yaraları uyandırmak için buradasın (ben de sendekileri). Senin 'ben' olduğumu anlayana kadar öfke, şiddet, karmaşa ve acının gölgesinde debelenmeye mahkumuz ikimiz de.

Senin benim gün yüzüne çıkan parçalarım olduğunu gördüğümde, sana ve senin bana yansıttıklarına ışık ve sevgiyle sarılabildiğimde bir bütün olabilirim. Çünkü seni başkalaştırıp itelediğimde kendimi iteliyorum, anlıyor musun? Ve ruhumun bütün parçalarına ihtiyacım var şu an, hepimizin bölük pörçük, dağınık parçalarımızı toplamaya çalıştığımız bu çağda ruhumun her zerresine ve ışığına çok ama çok ihtiyacım var. 

Seninle arkadaş olmak için değil, seni bütünüyle anlamak için değil, seni 'ben' olarak kabul etmek için yola çıkıyorum. Her parçamı -her ne şekilde bana yansıyor olursa olsun- kabul etmeden nasıl bütün olabilirim ki? Sana tepkimin kendi derinliklerimdeki kaynağına inmeden seni nasıl yargılayabilirim ki?

İşte bu yüzden sana teşekkür ediyorum. Bana iç dünyamın karanlık ve büyülü diyarına giden kapısını araladığın için. Sadece benim değil bütün insanlığın ve evrendeki varlıkların bana kılçıklı gelen yanlarını açığa çıkardığın için. Çünkü ben 'sen'im, ve çünkü ben 'evren'im. Çünkü bütün kılçıklar, karanlıklar, korkular, öfkeler, acılar ve yaralar ben'im ve benim. 

Şimdi bu aralık kapıdan geçmeye, derinlere yürümeye gönüllüyüm. Şimdi karanlığıma sarılıp 'seni ben yarattım, seni ben kucaklayacağım' demeye hazırım. Şimdi karanlıktan nasıl ışık yaratıldığını, olumsuzluktan anlayışa, anlayıştan bütünlüğe ve aşka nasıl adım atıldığını görebiliyor musun? 

O ışıkta buluşmak üzere,

Sevgi ve ışıkla,

SİTEDE ARA

Go to top