Bütünsel bir yoga eğitmenlik eğitiminin vazgeçilmez öğeleri nedir?

Bu soru eğitmen yetiştirmeye niyetlenen birçok yoga eğitmeninin ya da mentörünün zihnini meşgul etmiştir. Hepimiz yetiştireceğimiz yeni eğitmenlerin öncelikle kendi sadhanalarında iyi olmalarını sonrasında paylaşacakları derslerde kendilerini güvende hissedip yöntemlerinden emin olmalarını isteriz.

Eğitmenlik eğitimi bize başvuran eğitmen adaylarının halihazırda olan yoga pratiklerini rafine etmek, inceltmek, eksiklerini tamamlamak ve edindikleri bilgi, pratik ve görgüyü kendi öğrencileriyle güvenli bir şekilde paylaşabilmelerini sağlayacak nitelik ve kapsam ile planlanmalıdır.

12 yıllık profesyonel eğitmenlik hayatımda eğitmenlik eğitimi alıp ders vermeye hazır olmayan, yapmayı çok isteyip bu işten korkan bir çok yeni eğitmen ile tanıştım. Bunların bazıları yanımda karma yoga yaparak deslerime girdi. Bu süreci staj olarak değerlendirdi ve sonrasında dersler vermeye başladı.

Böylesi genç eğitmenlerle yolum kesiştikçe bunun nedeninin ne olabileceğini araştırmaya başladım. Kendim de eğitime gitmeyi hiçbir zaman kesmeyen ve her gittiğim eğitimde karşılastırmalar yapan biri olarak bu konuya çok kafa yordum.

Eğitmenin ders vermeye hazır olması için gereken şeyler nelerdi? Bu sorunun yanıtı kapsamlı olarak kısaca verilebilecek gibi değil ancak sanırım bir eğitmenlik eğitiminin neleri kapsaması gerektiği konusuna ışık tutacak bir soru.

Şahsen ben yogayla 1985 yılında tanışmama ve kişisel sadhanam 1994 yılında oturmuş olmasına rağmen 2004 yılına kadar yogayı öğretmeyi hiç düşünmedim. Bu belki mesleğimin zaten öğretmenlik olması ve yabancı diller öğretmenliği yapıyor olmamdı. Başka bir şey öğretmeye gerek duymamıştım. Yoga beni hala dönüştürmeye devam ediyordu ve ben bu sürece uzunca bir süre saygı duydum, kendimi değişik akımları temsil eden alanlarında başarılı ve iyi yoga hocalarıma teslim ettim. Yoga sadece kendim için yaptığım bir şeydi, bana özel ve sadece bana ait olan, kendimi tanıyıp geliştirdiğim dolayısıyla dünyayla ilişkimi dönüştürüp belirleyen adeta mahremimdi. Yoga ile eş zamanlı bir çok başka zihin/beden pratiğini de denedim ve yaptım ancak hiçbiri benim için yoganın yerini alamadı. Yoganın yerini başka birşeyin almasını istediğim için değildi bu denemelerim, ben sadece sürekli araştıran, sorgulayan, içindeki yuttuğu herşeyi öğüten tapasına hakim olamayan ve o yaşlarda herkesin olduğu kadar asi genç bir kadındım.1994’te Ayurveda ile tanıştığım zaman artık yoga pratiğim hayatımın vazgeçilmez bir öğesi olmuştu.

Eğitmenin ders vermeye hazır olması konusu gerçekten ciddi bir konu, zira herhangi bir edebiyat ya da bilim dalını öğretebilmek için üniversitede 4 yıllık lisans eğitimi alıyoruz. O yetmiyor yüksek lisans yapıyoruz. Bu zaman zarfında ciddi anlamda donanım sağlıyoruz. Öğretmenin sınıfta öğrettiği konuda donanımlı olması ve öğrencilerden gelebilecek soruları rahatça yanıtlayabilmesi ya da öğretirken öğrencilerin yaşayacağı sorunları öngörebilmesi o öğretmenin sınıfta gücünü, güvenini, rahatlığını ve doğallığını belirler. Ders bittikten sonra sorusu olan var mı? diye sormaya korkmaz.

İşte sanırım benim zaten mesleğimin öğretmenlik olması yoga eğitmenliğine geçişte bana inanılmaz bir kolaylık sağladı. Kalabalık gruplar karşısında konuşabilmek, sunumlar yapmak, öğrenciye hitap etmek, sınıfı yönetmek, öğrenci psikolojisini anlamak, sorunları öngörmek gibi türlü formasyon adı altında toplayabileceğimiz konuları önceden çözmüştüm. Şimdi son 12 yılı yoga eğitmenliği olan toplam 28 yıllık yoga hayatımın bana kazandırdığı deneyim ve bilgi birikimi ışığında temel bir yoga eğitmenlik eğitimi neleri kapsamalı sorunsalına ışık tutacak bazı konuları maddelemek isterim.

  1. Öncelikle eğitime alınacak adaylar halihazırda yoga yapıyor olmalı. Bunun süresini göreceli olarak belirleyebilirsiniz ve başvuru mülakatında irdeleyebilirsiniz. Zira 2 yıldır yoga yapıyordur ancak haftada ya da iki haftada bir seanstır. Bir yoga eğitmeniyle çalışmıyordur da TV ya da videolardan izleyerek yapıyordur. Hepimizin bildiği gibi bu yeterli bir pratik değildir. Aday henüz yogada seanslarını arttıracak denli derinleşmemiş ve yoga pratiğini henüz benimseyememiştir dolayısıyla dönüşüm olmamıştır ya da yetersizdir. Sadhana kişide yer etmemiş, rutin hayatına eklenmemiştir.
  2. Belli bir yoga pratiği olan eğitmen adayı eğitmenlik eğitiminde formasyonu oturmuş ve deneyimli bir mentör ya da üst düzey eğitmenin gözetiminde günlük derin bir yoga asana rutinine girmelidir. Bu rutin, adayın kendi pratiğini geliştirme ve derinleştirmesi için gereklidir ve ayrıca ileride kendi öğrencileriyle paylaşacağı derslere ışık tutar. Bandhaları, nefesi, doğru hizzalanmayı ve asana varyasyonlarını derinden anlamasını ve kemer, blok ve yastık gibi destek aksesuarları nasıl kullanması gerektiğini önce kendi üzerinde iyice deneylemesini sağlayacak olan bu dersler, aynı zamanda adayın kendi sınırlarını, güçlü olduğu noktaları ve geliştirmesi gereken yönlerinin de farkına varmasını sağlar.
  3. Kursun içinde kriya, pranayama ve asanaları güvenli, yetkin ve bütünsel bir yaklaşımla öğretmeyi öğreneceği bölüme ayrılacak zaman belki de en fazla olmalı. Eğitmen adayı her asanayı pranik, fiziksel ve terapötik seviyede önce kendisi anlamış ve içselleştirmiş olmalı. Asanaların bedenin sokulduğu statik pozlar değil, her bir asananın ona girerken ve çıkarken oluşan beden varyasyonlarıyla aslında kendi içinde bir mini asana grubu olduğu bilinciyle öğrenciyi bu akıcı hareket bilincine getirebilecek yönlendirmeleri yapabilecek donanımı edinebilmeli. Her bir asananın farklı beceri ve beden anatomisine sahip öğrenciye sunabilmek için varyasyonlarını ve öğrenciye gerekirse yoga aksesuarlarıyla destekleyerek asiste edebilmeyi öğrenmelidir.



  4. Herkesin farklı bir beden tipi, kalça yapısı, kol uzunluğu, arka bacak uzunluğu olduğunu kabul edip öğrencinin/eğitmen adayının yoga yolculuğuna olduğu yerden devam etmesine yardımcı olacak bilinci kazanması için gerekli olan anatomi dersleri bir yoga eğitmenlik eğitiminin omurgasıdır. Anatomi modülünde kas ve iskelet sistemi yogayla ilintilendirilerek işlenmeli, hareket anatomisinin algılanması sağlanmalıdır. Esoterik anatomiye eş düşen endokrin sistemi çakralarla ve enerji meridyenleriyle karşılaştırarak işlenebilir. Eğitmen adayı solunum sistemini, diyaframı pratiğindeki pranayam ile ilişkilendirerek anlamalı, sinir sistemini, dolaşım ve lenf sistemini genel olarak öğrenip yoga pratikleriyle bu sistemlerde ne gibi değişikliklere yol açıyoruz ve onları nasıl etkiliyoruz konusunda donanım kazandırılmalıdır. Anatomi modülüyle ya da ayrı olarak yogada sakatlanma nedenleri ve bunları engelleme, önleme yöntemleri ve ayrıca iyileştirme yolları da işlenmelidir. Kanımca asanaları, kriyaları ya da pranayamayı öğretmek kadar onu yaparken nasıl sakatlanılabileceğini, nelere dikkat edilmesi gerektiğini, nasıl düşülmesi ve düşerken neyin nasıl korunması gerektiğini de öğretmek te o kadar önemlidir. Zira asanaları yapmayı başarmak bir süreçtir, bir yolculuktur ve yolculukta düşmek, sakatlanmak bir yerlerini acıtmak vardır. Önemli olan düştükten sonra kalkıp yeniden deneme gücünü gösterebilmek tekrar tekrar deneyebilmektir.
  5. Eğitimin asanaları hizzalamayı ve düzeltmeyi öğretmeye ciddi zaman ayırması çok önemlidir. Zira eğitmen adayı asana dersini verirken kendine en fazla yarar sağlayacak bilgiler bunlardır. Doğru hizzalanma ve gerekirse öğrencisinin anatomisine göre bunu uygun hizzalanmaya dönüştürebilecek, öğrencisini bir pozda nasıl düzeltmesi gerektiğini, düzeltme tekniklerini, bir öğrenciyi düzeltirken kendi nerede, nasıl durması ve öğrenciye nasıl dokunması gerektiğini öğrenmeli ve bunu güvenli bir şekilde yapabilecek deneyimi edinebilmelidir. Eğitmen adayı, öğrenciyi pozun içinde düzeltmeyle ona bir pozu asiste etmek arasındaki farkı iyice anlamalı ve benimsemelidir. Bu ancak eğitmen adaylarının eğitim içinde ve süresince yeteri kadar ders vermesine ve gözlem yapmasına imkan tanımayla olur.
  6. 90 dakikalık bir yoga dersinin kapsadığı bölümlerin sıralanması ve asana bölümünün kendi içindeki serileme sırasını en verimli şekilde oluşturma bilgi ve deneyimi bir eğitmenin derslerinin öğrencileri tarafından sevilmesini, tutulmasını sağlayacak bir unsurdur. Ders bölümlerinin sırası tabi ki biraz da dersin hangi tarz hatha yoga olduğuna bağlıdır ancak bir hatha yoga dersi pranayam, kriyalar, ısınma, asana, derin gevşeme ya da meditasyon bölümlerinden oluşmalıdır. Asana bölümü en uzun bölümdür ve asanaların sıralanması, hangi asana önce ve sonrasında hangi asanaların gelmesi ya da gelmemesi bilgisi eğitmen adayı için çok önemlidir. Bu bilgiyi daha eğitmen adayı olması öncesinde beraber çalıştığı eğitmenlerden almışsa zaten pratiğine de aktarmıştır ve paylaşması daha kolay olur. Ancak bir eğitmenlik eğitimi hedef ve niyete yönelik serileme nasıl yapılır ve öğrencilerin sağlık ve iyilikleri için akıllıca seriler nasıl oluşturulur başlıklarını kapsamlı bir şekilde içermelidir.
  7. Chanting de dediğimiz mantra okuma ve söyleme, meditasyon ve pranayama tekniklerinin terapötik nedenler ve içsel huzurun yakalanması adına her eğitmen adayının pratiğinde olması gerekir. Bu pratikler eğitmenlik eğitiminde işlenirken, verilen eğitim mantraların çakralar, dolayısıyla hormon bezleri ve sinir sistemine yaptığı etkileri, pranayam tekniklerini ve bunların nasıl öğretilmesi gerektiğini, meditasyon ve meditatif çalışmaların zihin ve parasempatik sinir sistemi üzerine etkileri detaylı bir şekilde uygulamalarıyla ilişkilendirilerek verilmelidir. Verilen eğitim yoganın bu çok önemli kolları üzerine eğitmen adayları daha fazla araştırıp bilgi edinme ve bu pratiklerin etkilerini kendi üzerlerinde deneyip gözlemleme isteğini motive edebilmelidir. Eğitmen adayları kendi öğrencilerine temel seviyede pranayama, mantra okuma ve meditasyon eğitimi verecek donanıma sahip bir şekilde mezun olmalıdırlar.
  8. Yoga’nın felsefesini ve tarihini anlamadan yoga yapıyorsak, sadece bedenimizi bazı şekillere sokuyoruz demektir. Yüzeysel beden egsersizlerinden öteye gitmez yaptığımız. Eğitmenlerin ciddi bir yoga felsefesi ve tarihi donanımına ihtiyaçları vardır. Eğitmenlik eğitimi Patanjali’nin yoga sutraları ve hatta vedantik felsefeyi de içerebilir. Özellikle yogayı dinsel dualistik felsefeden uzakta advaita (ikiliksiz/non-dualite) zemininde işlemek istiyorsanız vedantik felsefe en güvenli alandır. Eğitmen adayına yaşamı boyunca bireysel olarak araştırıp sürdürebileceği sağlam bir yolun kapısını açar.
  9. Ayurveda, yoga’nın sağlam ve sağlıklı bir bedende uygulanma için hayata geçirilmesi gereken disiplindir. İnsanın kendi doğasını anlama, öğrenme ve doğasına uygun yaşamasını sağlar. Yoga ve ayurveda kardeş iki disiplin oluşu üzerine uzunca bir yazım yayınlandı. Yoga ve ayurveda’nın neden beraber uygulanmasını kapsamlı bir şekilde ele aldığım yazıyı yine yogadergisi.com dan okuyabilirsiniz. Henüz tam algılanmasa da, Ayurveda bilgisinin yoga eğitmenlik eğitiminde yerinin önemi gün geçtikçe daha da iyi kavranacaktır.
  10. Bir yoga eğitmenliği eğitimi yoga öğretmek ile gelen sorumlulukları, yoga eğitmenliği etik kurallarını, standartlarını, yoga eğitmenliği gerçekte nedir ve neyi kapsar gibi konuları detaylıca işlemelidir. Eğitimin içeriği günümüzde bir kaç yoga dersine girdikten sonra yogi ya da yogini mertebesine yükseldiğini sanan zihniyetin düzelmesini sağlamayı esas edinmeli, yogin nedir, yoga eğitmeni nedir ve hatta guru ve mürit kavramlarına açıklık getirebilecek donanımı verecek bir müfredata sahip olmalı. Zira modern yoga camiasında yoga eğitmenlik eğitimlerinde en fazla atlanan ve önemsenmeyen konunun yoga etiği olduğu, piyasadaki kırıcı rekabet ve yarıştan anlaşılıyor. Nitekim bu rekabet duygusu piyasaya daha fazla eğitmen enjekte etme formunda da kendini gösterdiğinden beri standartların altında ve donanımı yetersiz yoga eğitmenleri ve bu eğitmenlerin sınıflarında sakatlanan öğrenci sayısının artması kaçınılmaz son olarak karşımıza çıkar.

 

Eminim ki hiç bir yoga eğitmeni yetiştirdiği eğitmenin sınıfında bir öğrencisinin sakatlanmasını istemez. Öğrenci yoga sınıfına olduğundan daha iyi olmak için gelir ve eğitmene güvenir. Eğitmen öğrencinin bedenine ve zihnine en az kendi bedeni ve zihnine gösterdiği saygı, özen ve sevgiyi göstermeli. Ders içinde söylediği ve yaptığı her eylemin sonucuna katlanabilmeli, sorumluluğunu alabilmelidir. Eğitmenlik eğitiminde yetişen eğitmen adaylarının en büyük örneği, kopyaladıkları kişi eğitimi verendir. Yoga etiği ve standartları konusunda eğitimin niteliğinin yüksek olması baş eğitmenin kendi eğitmenlik hayatındaki standartlar belirler.

 

Son söz olarak artık yoga camiasının Türkiye’de de büyük ve çeşitli bir camia olduğu ve yoga öğrenmek isteyenlerin eğitmenlerini araştırarak ve büyük bir titizlikle seçmeleri gerektiğini vurgulamak isterim.

Sadece hazır olmak yetmiyor; neye ve ne kadar hazır olduğunun da farkında olmalı insan...

 

SİTEDE ARA

Go to top