Anadolu’da bir söz vardır, her yiğidin yoğurt yemesi ayrıdır derler. Aynı bu sözdeki gibidir yoga eğitmeni olmak. Her eğitmenle ayrı bir tarz yoga deneyimlersiniz. Aslında teknik olarak hareketler aynıdır fakat hareketlere giriş, çıkışlar ya da hareketlerin sırasındaki değişiklikler eğitmeninize göre farklılık gösterir.

Eğitmen olarak, ilk öğrencilerimle derslere başladığımda içimdeki panik duygusuyla giriyordum stüdyoya, ya ders zamanını ayarlayamazsam, öğrencilerimi çok zorlarsam ya da ben hareketleri doğru dürüst yapamazsam diye içimdeki paniği iyice büyütüyordum. Her ders bitişinde rahat bir nefes alıp bugün de elime yüzüme bulaştırmadan bitirdim dersi diye kendi kendimi tebrik ediyordum.

Ders vermeye başladıktan bir süre sonra fark ettim ki bu panik duygusuyla ders anlatırken ve aynı zamanda hareketleri uygularken yoga yapmak bana eziyet haline gelmiş.

O gün oturdum ve düşündüm ben yoga eğitmenliğini ne için yapıyorum ve benim amacım ne?

Aslında cevap çok basitti, amacım kendime olduğum kadar başkalarına da faydalı olmaktı. Kimse benden en zor hareketleri yapmamı ve yaptırmamı beklemiyordu. En önemlisi sınıfımın seviyesine göre ders vermek, hareketleri doğru öğretmekti, en önemli kural bu olmalıydı. Sonra bir arkadaşımın sözü aklıma geldi, “Yogada ego olmaz, herkes her hareketi yapmak zorunda değil, rahat ol, rahat davran ve akışına bırak”. Akışına bıraktım, sonuçta vinyasa kelime anlamıyla da akış demekti. Dersler daha kolay ve daha zevkli geçmeye başladı. Zamanla ben daha önce de deneyimledim, sevmedim yoga yapmayı diyen arkadaşlarım bile öğrencim oldular, çünkü en önemli kuralı hep aklımda tuttum, herkes kendini bilir ve yapabileceği hareketlere kendisi karar verir, sen zorlama bırak zamanı geldiğinde onlar zaten zor diye yorumladıkları hareketleri bile denemek isteyeceklerdir.

Yoga yapmak bir disiplin işi olduğu kadar, sevgi işidir de. Aynı zamanda siz öğrencilerinizi, yapamayacaklarını düşündükleri hareketlere zorlarsanız eğer, onlar da bu zorlamanın etkisiyle yogadan uzaklaşır. Bu aslında öncelikle sizin için sonrada onlar için büyük kayıptır. O yüzden yoga stüdyosuna girerken egolarınızı kapının dışında bırakın, germeyin, gerilmeyin, sadece sevin ve sevdirin, birlikte yoga yaptığınız arkadaşlarınıza güvenin, en önemlisi hareketleri doğru öğretin, akışına bırakın, derslerde zaman akıp giderken size sağlıklı bir beden ve dingin bir ruh kazandırsın. Kendinizle ve yoga ile kalın, unutun egoları, çünkü zaman ve pratik her şeydir. Yoga yeni bir dünyanın sizi iyileştiren, sakinleştiren kapısıdır.

Korkmadan girin o kapıdan, memnun kalacağınızı size garanti ederim.

Hoşçakalın...

 

SİTEDE ARA

Go to top