Senin yolun yogaya çıktı diye herkesin yolunun oradan geçmesi ya da yoga sana uydu diye herkese uyması gerekmiyor. Yeri geldiğinde “yok birbirimizden farkımız” desek de aslında hepimiz birbirimizden oldukça farklıyız.

Yoga sabır, disiplin ve sevgi işi. Herkesin gittiği yol, o yoldan aldığı keyif, yolun sana, senin yola kattıkların, yolun değiştirme gücü tamamen farklıdır. Nasıl ki bir elbise herkese aynı şekilde uymaz, bazen çok bol bazen çok dar gelir, seni gerçekten sarmaz yoga içinde durum hemen hemen aynıdır. Eğer yoga sana uyarsa, sen yoga ile kalmaya niyet eder ve çaba gösterirsen, zaman içinde bedenin değişirken yoganın ruhunu ve zihnini bir kılıf gibi sardığını, seni tüm olumsuzluklardan korumaya aldığını hissedersin. Böyle hissedebilmek ve bunun farkında olmak, senin için öyle büyük bir mucize ki sen herkes böyle hissetsin, kendini daha net görsün istiyorsun ama kaçırdığın bir şey var. Kimsenin keyfinin kahyası değilsin. Herkes senin kadar farkında olmuyor, bazen onların daha zamanı gelmemiş oluyor, senin bunu anlaman gerekiyor. Kendinin ve bedeninin ihtiyaçlarının farkında olabilmenin ve o yönde hareket etmeyi başarabilmenin ne kadar önemli olduğunu anlaman bir eşik ve oradan atladığında her şey kolaylaşıyor. Sana neyin gerektiğini, neyin seni iyileştireceğini bulabilmek için araştırma yaparken, yoga karşına çıktığında illa yogayı seveceksin diye de bir şey yok. Ama bana inanın, yoga bir kere deneyip sevmedin diye vazgeçilecek bir disiplin değildir, değişik ekollerle, değişik hocalarla tekrar deneyimlemek sana iyi gelebilir.  Tabi ki bazen sana şifa olan başkasında aynı etkiyi göstermiyor, olmadığı ya da olduramadığın bir yerde akışa bırakmak en doğrusu olabiliyor.

Bu konu aslında şöylede açıklanabilir. Senin anlayıp, kahkahalarla güldüğün bir espriye herkes aynı tepkiyi vermeye biliyor. Zamana, mekana ya da kişinin durumuna göre birçok değişen bu konuya yaklaşımımızı belirliyor. Bazen espriyi anlamak için zaman ve bolca emek gerekiyor. Yoga içinde durum çok farklı değil, sana ne anlatmak istediğini anladığında ya da kendinde ortaya çıkan ufak tefek değişiklikleri gördüğünde yoga ile kalman kolaylaşıyor. Eğer çok şanslı değilsek yoganın gerçekten ne olduğunu özümsemiş bir eğitmene denk gelmediysek o zamanda bu vazgeçmene neden olabiliyor. Öğrenciyken farklı, eğitmen-öğrenciyken farklı hedeflerin olabilir, önemli olan senin ne istediğindir. Unutmayın ki hiçbir eğitmenin elinde sihirli değnek yoktur, o yüzden beklentileriniz mucizevi bir şekilde gerçekleşmez, önemli olan tek şey sizin kararlılığınız ve başarmaya gönüllü olmanızdır. Sonuçta her şey ne kadar almak ve ne kadar vermek istediğinizle ilgili. Aynı hayat gibi, zaman içinde yoga ile bütün olup birbirinize uyum sağlıyorsunuz. Sen bırak on yıl önceki halini, bir yıl önceki halinle bile aynı değilsin ve her gün kendinde yeni bir duyguyu, yeni bir gelişmeyi fark edip kendini önemsemeyi öğreniyorsun. Bu kendini önemseme hali daha iyiye doğru attığın adımlarını sıklaştırıyor. Benim hayatımda attığım en önemli adım yogaya başlamak oldu, hedefim ise onunla bir arada kalabilmeyi başarabilmek. Büyürken her gün biraz daha farklılaşıyorsun, doğruyu öğrenmek ya da öğretmek ve öğrendiğini hayatın her alanına uygulamak önemli olduğu kadar, kendi doğrularını herkese uydurmaya çalışmamak, bazen rahat bırakmak, bazen vazgeçmekte önemli bir hale geliyor.

İlk zamanlarda yogaya başlamak için adım atan herkesin yoga ile kalması gerektiğini, vazgeçmenin yanlış olduğunu düşündüğümü ve başlayanların bu yolda kalması için mücadele ettiğimi inkar etmiyorum. Bu mücadelede her vazgeçen için üzüldüğümü “neden?’’ diye düşündüğümü çok iyi hatırlıyorum. Sonra gittiğim bir eğitimde hocamız, ‘’vazgeçene neden diye sormak senin sorumluluğunda değil, isteyen bu yolda kalsın, gidenlerin keyfi bilir’’ dediğinde birden gerçeği kavrayıverdim. Sonuçta herkes kendi özgür seçimlerini yapıyor, sen kendi yolunda onsuzda ilerleyebiliyorsun. Ben o günden sonra bırakıp gidenleri arayıp, huzursuz etmemeye özen gösterdim, zaten duyarlı bir öğrenciyse ya arayıp ya da mesaj atıp neden vazgeçtiğini bana söylüyordu ve öyleyse herkesin yolu açık olsundu. Devam edip, etmemek kişinin kendi sorumluluğunda, siz üzerinize düşen görevi yerine getirip öğretmeye çabalıyorsanız eğer, öğrenciye karşı sorumluluğunuz orada bitmiş oluyor.

Yani kısacası uzun zamandır herkesin kendi keyfi bilir diyorum. Keyfiniz nerede istiyorsa orada kalın.

Hoşça kalın. Namaste

Go to top