Zamanın acımasız olduğunu mu düşünüyorsun? Hiç değil…

Böyle düşünüyorsun çünkü zamanın geçip giden bir şey olduğunu zannediyorsun. Oysa senin “zaman” dediğin şey hayatın ta kendisi ve sahip olduğun en değerli armağan. “Geçti, bitti, geride kaldı” diye hayıflandığın her an; senin yaşadığının, dokunabildiğinin, tat aldığının, gülüp ağladığının, öğrendiğinin, hissettiğinin ve hala nefes alabildiğinin bir kanıtı.

Ne zaman yaşlanır ki insan? Bence yaşadığını unuttuğunda, her şeyden vazgeçtiğinde, yapamayacağını düşündüğünde olsa gerek. Peki tüm bunların yaşla ne ilgisi var bana söyler misiniz? Bunları 10 yaşındaki çocukta düşünebilir, 20 yaşındaki genç de, 40 ına gelmiş olan da, 80 e varan da. Bu yaşla değil, içimizdeki yaşama sevincimizle ilgili bir şey. Eğer yaşam sana anlamsız geliyorsa, nefesini verdikten sonra nefes almadan durmayı dene bakalım ne kadar durabiliyorsun? Nefes almaktan vazgeçebilir misin? Ne kadar yorgun olursan ol, nefes almamanın imkanı var mı? Bedenine giren her yeni nefes, sana yaşadığını hatırlatmalı; yaşadığını ve hayatın devam ettiğini… İçinde bulunduğun durum, zannettiklerin, korkuların, takıntıların… bunların hiçbiri sen değilsin. Sen sadece aldığın nefessin ve nefes alıp verdiğin sürece de yaşamın devam ettiğine göre, sen de yaşamalısın. Yaşamdan vazgeçemezsin ve ona küsemezsin. Eğer nefes alıp veriyorsan yaşamalısın. Dengede durmalısın, dengen bozulduğunda ne yapacağını öğrenmelisin, gücünü hissetmelisin, bazen yorgun hissedip düşsen de, nefes alıp verdiğini fark edip devam edebilmelisin. Hayatla kavga etmeden, onun ritmi ile dans ederek, ona rağmen değil onunla birlikte akarak yaşamalısın. Bunun içinde her an aldığın ve verdiğin nefeslerin farkında olmalısın…Tıpkı yoga derslerindeki gibi.

Hatırla şimdi… Yoga derslerinde neden hep “aldığın ve verdiğin nefesi takip et” çağrısını duyduğunu. Neden derslerde sürekli nefesini izlemenin öneminden bahsedildiğini. “Ağrıyan bir yerin varsa nefesini oraya yönlendir” komutunu. Hatırladın mı? Derste sürekli bunları duyuyorsun çünkü yoga matı senin küçük dünyan ve sen o matın üzerinde ancak nefesin ile var olabilirsin, nefesinle dengede kalabilir, nefesine odaklanırsan gücünü hissedebilir, nefesinin farkına varırsan asanaların içinde dans edebilirsin. Matın üzerindeyken de, zamanın geçip dersin bittiğini söyleyebilirsin ama orada da geçen bir şey olmayacaktır. Sadece yoga vardır ve sen her geçen ders, yoga ile daha çok yoga olmak yolunda bir adım daha atmışsındır o kadar. Aldığın ve verdiğin her nefes seni bir sonraki asanaya, bir sonraki derse hazırlayacak ve sen matta nefesinle var olup, asanaların içinde nefesinle dans edeceksin. Çünkü yoga tam da hayatın kendisidir.

Go to top